iÇTEN gELENLER

 Yaşanılan haksızlıkların faturasının sonuncu ya zamana ya da hayata kesilir çoğu zaman.  Kimse aslında kendine yapmış olduğu kötülüğün aynadaki yansımasını bakıpta, aslında asıl yanlışın kendi olduğunu itiraf etmek istemez. Doğru zaman yada yanlış mekanda yapılan tercihler arasında alınan kararların gidişatının sonuçlarını yaşar herkes aslında. Hepimiz kendi tercihlerimizin kurbanıyız aslında. Peki ya artık tamamen kendi kanatlarimizla uçcma zamanımız geldiyse? Mesela: hiç istemediğin, o dolabında duran kıyafetten başlayıp sadece  dolabından değil, bugün hayatından çıkarsan!. Ya da o deli gibi istediğin şey ne ise, onun için bir basamak oluştursan hayatinda! Görmezden geldiklerini görsen artık kendinde ve saçma sapan duyduklarına tıkasan artık kulaklarını! Yaşam senin, beden senin, hayat senin! Aslında tam da kendi filmini çekmek isterken hep kendini feda eden kahraman figirasyon haline nasıl gelir oldun? Hiç düşündün mü? Ne zamandan beri kendi kararlarının doğrultusunda yürümüyorsun ? Peki ya yola çıkmak için hiç adım atıp, yola başladın mı? Ben başladım!  Ama hep yarım bıraktım. Çünkü kahraman figürasyon rolünü zihnime ve benliğime öyle bir işlemiş ki, her seferinde tam başladığımı sandığım anda baktım ki aslında daha da gerideyim.  Hayatımın o görünmez ipini, o  kadar uzun zamandır bırakmışım ki , şimdi ucunu bile bulamıyorum. Kafamdaki ses ve kalbimdeki çığlık sadece eşlik ediyor yalnızlığıma. Ruhuma, bedenime güç verecek birileri değil istediğim. Sadece oluşturmak istediğim basamaklar da birlikte adım atabileceğim kişilerle denk olmak istiyorum artık. Her gün robota bağlamış insan kılığında gezmek canımı sıkıyor. Ben bu değilim! Diye sürekli haykırıyorum otobüs camından kayıp giden yol çizgilerini izlerken. Peki ben neyim? diyorum sonra içimden. Yapmak zorunda olduklarınla, yapmak istediklerini arasında kalanım diye yanıt veriyorum kendime. Uçmayı öğrenmek değil artık ben uçmak istiyorum. Kanatlarımla özgür olmayı istiyorum. Ben, önüme gelecek engellerden korkmuyorum. Benim kendimden önceki benden  aldıklarımı artık kendime geri vermek ve kendimi ödüllendirmek istiyorum.Yaşanmış olan bunca şey gerçekten boşuna yaşanmış olamaz ve bu kısır döngü hep bu şekilde sürdürülemez. Ve ben artık bunu kabul etmiyorum. Etmek te istemiyorum. Evet hersey güzel ama ben daha da olmasını düşündüğüm gibi olmasını hayal ettiğim gibi olsun istiyorum. Düşündüklerimi rahatça yapabilmeyi, kimseden çekinmeden kahkaha atabilmek, düşündüklerimi-hissettiklerimi pervasızca yazmak ve  birilerinin ruhuna iyi gelip onların içlerindeki ümitsizliği kusmalarını , belki de hiç bilmeden de olsa yardımcı olmayı istiyorum. Peki ya sen! Sen ne istiyorsun?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YUVAMA- bİR öMÜR-

iÇTEN gELENLER- gÜNLÜK - 06.12.2025

kENDİME VE sEVDİKLERİME mEKTUPLAR yAŞ 39’ uma