şARKILAR bİZİ sÖYLER- çELİK bU ŞEHİRDE
Hiç gecenin dinginliğindeki bir şehri dinleyip gözlemledin mi daha önce ?
Örneğin ; denize kıyısı olan evleri düşle! sonra da Caddelerin suskunluğunu dinlerken çok uzaktan gelen bir köpeğin havlama sesini işittiğini farzet. Tam da o sırada bir araba motorunun verdiği sessizliği yırtan bir uğultu duyduğunu düşün şimdide. Ve sen, uzatmışsın ayaklarını sahil kıyısında. Üstünde yüzyıllar yaşında yıldızlardan ışık, gökyüzünün devasa koyu mavi boşluğunda kayboluyorsun yalnızlığınla. Rüzgarın hafif serini sarıyorken vücudunu, sen umursuzca karşı kıyıdaki manzarayı izliyorsun. İçinde hayat olan evlerin camlarından ışıl ışıl yanan lambalar dans ediyor gibi titreşiyorken yansımalarıyla suda, tam kıyıdaki evlerin aydınlığı da gece karanlığı denizde ışık suzmeci gibi dalgalar boyunca sessizce uzanıyorlar doğaya. Sence de çok uyum içinde değiller mi? Ve hemen karşından kendi kıyındaki virane evi gördüğünü düsle şimdide.. Gece sessizliğine nasıl da uyum sağlıyor tüm yıkıklığıyla. Lakin tam tepesinde duran cadde ışığına takılıyor hemen sonra gözün. Onun yıkık ta olsa dimdik ayakta durduğunu nasıl da güzel gösteriyor bu aydınlanma oysa.İste, yaşanmışlıklar da bu yıkıklıkardır aslında. Şiddetinin kaç olduğu değildir önemli olan. Önemli olan, içinde yaşayan biri olmasa da, hala dimdik olduğunu ona kanıtlayan o ışığın ihtişamı. Işte o ışık gibi benim hayatımda ihtişamlı olan çok güzel insanlar var. Elbetteki sizlerin de hayatinda vardır. Hepsi bizler için ayrı bir dal. Ayrı bir nefes, ayrı bir sevgi. Bizi yasamı sevdiren bir nedenimiz en kötü kalpli benim diyen de bile vardır. Hepimiz sevgiyi eksik yaşıyoruz. Bir yanımız hep eksik kalıyor. Kirada oturan biri kendi evimi satın alayım benim olsun diye düşünürken, sokakta yaşayan başka biri kiralık bir ev tutabilsem diye düşünebiliyor. Bunu önce kendi için düşünür insan. Bu bencillik değil iç güdüdür aslında. Lakin varsa yüreğinde sevdigin zorunluluklar, onlar için önce kendini düşünürsün. Kimimiz ailemizden, kimimiz arkadaşlarımızdan, kimimiz doğadan, kimimiz yaradandan. Ama önce kendimizden. Çünkü kendine nefes alamadan yaşayamıyor insan. Hem once kendine nefes alacaksın ki bir başkasına nefes olabilesin. Hatta bunu senelerdir uçuşlarda gösteriyorlar bize. Ne diyor ebeveynler için? Uyari anında önce kendi maskenizi sonra cocuğunuzunkini takın. Neden? Çünkü ona bir şey olursa sen iyi olmalisin ki ona bir zarar gelmesini elinden geldiğince önleyebilirsin. Düşerse de uçak artik yapacak birşey yok. Sadece sen elinden geleni yap.
Bu yüzden bahsetmis olduğum bu noktada birleştirdiğimiz cogu insanın olduğunu biliyorum. Çünkü dedim ya öyle heybetli insanlar tanıyorum. Işte bu şarkıyı gönlü heybetli olan olan sizĺere armağan ediyorum. (Çelik- bu şehrin sokakları)
13.02.2022
Yorumlar
Yorum Gönder