İÇTEN GELENLER- yAŞAMAYI öĞRETMEK
Dünya gezegenine rularımızın geldiği ilk günden beridir ki insan canlının yaşamayı öğrenmesi beklenmektedir. Sadece tabiatın öğrettiklerine değil, tabiatın kendisi olandır asıl ruh. Bitkiler yaşamanın ilk var olduğu andan itibaren var. Elementelerse bizlerin var olma nedenimiz değil midir zaten! Ve her şey zaten bir enerjiden ibaret değil midir? İnsan canlnın doğadan öğrenmesi gereken bir çok ders var aslında. Üremenin haricinde, evrilmenin haricinde, yaşam denilern zaman döngüsünün akması için ve bunu kendi enerjieriyle yapabilmelerinin nedeni;dünya gezegeni için var oluş sebepleri. Bu kadar güzel muazzamlıkları göremiyor hatta ve hatta içinde olduğumuzu bilmeden de inkar ediyor olsak ta, aslında biz ruh enerjileri de o tabiatın eksik puzzellarıyız. Zaman döngüsü ilerledikçe bu ruhlar gerçekten cennetin de aslında kendisinin içinde yaşadığımızı anlayacaklar.
Gün içerisinde insan canlının nefes aldığı bu yaşam döngüsü paralelinde bulunduğumuzun bile farkında olmadan zaman geçirdiğimiz yaşam diye de nitelendirdiğimiz şu kısacık zaman da yaşadığımızı hissettiğimiz an'ların toplamı aslında. Ne mutlu ki bizi diğer canlılardan ayıran özelliklerimizle beden bulmuşuz. Sevdiklerimizle yaşadığımız o an'ların hikayesi ruhlarımızı özel kılan.
Canım sevdiklerim; sizlerle birlikte iyisiyle, kötüsüyle, acısıyla, tatlısıyla, kahkasıyla, göz yaşlarımızla ama en çok ta sevgimizle birlikteki bu hikayemi ben çok seviyorum.
Yüreğimin en muhteşem sevgisi, kalbimi ısıtanım, büyütenim, güzel kızım, Cansuyum, Derin'em. Büyümek zor annecim. Kabul ediyorum. Bazen kızdıklarımızla, bazen korkularımızla, bazen sustuklarımızla, bazen kahkalarımızlar, bazen hırsllarımızla, bazen umursamazlıklarımızla ... Her ne ile olursa olsun, sevdiklerin ve seni sevenler hep senin yüreğinle yürekleri bir olsun inşallah. Yalnız şu da var ki; ben de seninle birlikte hala öğrenmeye devam ediyorum. Sevdiklerimiz ve seninle birlikte. Senin şu zamanki bakmış olduğun dünya yaşı saatimizle ben de bir zaman bakmıştım. O zaman da şimdiki hayatımızda olan insan vardı. Eksilenlerimiz elbet oldu hayatlarımızda ama bizler sizlerle birlikte hayatarımıza büyümeye devam ediyoruz. Aslında bizler de tıpkı bizden önceki nesiller gibi yaşam döngümüzü tamamlamaya çalışıyoruz. Hepimizin bölüm bölm bir döngüsü var. Yaşama gelme döngüsü( sperm halimiz), bir yaşama geliş döngümüz. Bu yaşam döngümüzde bizi zorlayan etmenler hep olacaktır. Hiç kimsenin bu döngüde uğraşmadığı bir problem yok diyemeyiz. Her kesin bir hikayesi var. Unutma annem; hikayesi güzel olanın, gülümsemesi güzel olur. Kendinden başka kimseye güvenme. Çok sev, çok sevil, çok bağışla, çok kız, çok ne istersen olsun. Lakin kendine her aynada baktığında seni gülümsetecek nedenlerin olsun. Olsun ki sen daha bi kendine güven. Maddiyat dedeğimiz şey kabul ediyorum biz zorladığını sandığımız en kötü unsurlardan biri. Kabul ediyorum. Lakin bizimle olan güzel şeylerin de şükrünü yaşamak, berektini tatmak, huzurunu yaşamak önemli. İşte bu sebeptendir ki bu zaman kadar sana nasıl kendi ihtiyaçlarını öğretmek için yardımcı olduysam, bundan sonra da kendi bildiğimce, yaşadığımca senin büyümeye devam ederken ruhumun enerjisi olduğu sürece devam edeceğim. Seninle birlikte aynı yerde nefes almak ve senin gibi bir ruhla bir araya geldiğim için çok mutluyum güzel kızım.
İnsan calılar için diğer canlılarda olduğu gibi bizlerin de sorumluklarını öğrendiğimizi öğretmek. Her haycan canlı öğrendiğini nasıl genden gene aktarıyorsa tabiat çerçevesinde. Bizlerin de yaşam döngüsünde gerçekten tabiat olmamız için bu bildiklerimizi aktarırken diliyrum ki bu yaşam döngüsüne gelmiş ve gelecek olan bir çok ruh artık bunu görür de, bedenimizle olduğumuz anları tüm dünya gezegenindeki insan canlılar olarak öğreniriz.
Yaşamayı öğrenelim ki; öğretelim değil mi?
Yorumlar
Yorum Gönder