İÇTEN GELENLER-hAYAT kAVŞAĞINDA dUR tABELASI
Yeri geldiğinde dur demeyi de, durmayı da bileceksin. Hani derler ya ''haddini, hududunu, sınırını bileceksin''. İşte, o misal.
Yaşamımız boyunca tanıdığımız ya da tanımadığımız, lakin konuşmasak bile karşılaştığımız ve aynı ortamda bulunduğumuz insan canlıların bile bizim üstümüzde bir etkisi olduğuna inanıyorum. Mesela; bu görüşümün en güzel ispatı, ''Frenge'' dizinde ' olasılık hesaplama ' sahnesidir. Karakter, elindeki kalemi kaldırımdaki posta kurusunun üstüne bırakır ve kalem yere düşünce işler artık kimsenin beklediği gibi gitmez. Kahramanımız dışında.
Tanımadığımız kişilerin başlattığı ve bizim tanıdıklarımıza, hatta hayat akışımıza etki eden bu olasılıklar, tıpkı yolun ilerisinde olan dur tabelası yada ikaz tabelasıdır. İkaz tabelasıyla, dur tabelası arasındaki zamanın analizini ise insan canlı belirler. İster sevdiklerimiz bizi çok düşündüğünden, ister sevmediklerimiz bizi hiç düşünmediğinden dolayı bu dur tabelasında bazen gerçekten durup bir nefes almak lazım. Lazım ki gerçekten seçtiği yol, senin için doğru yol mu bilesin. O yolda mıcır var mı? Kaygan mı? Dik mi? Yokuş mu diye bir göz gezdirmezsen, sonu senin için dilediğin gibi bitmez. Hee o zaman tekrar bir diğer kavşağa yakalanır, yoluna devam edersin. O başka! Lakin biz unutmayalım ki bazen yönler karıştırılır, duraklarda beklenilir.
Hele ki doğru yoldaysan eğer, sonunda okyanus manzarasına kavuşursun. Peki yol biter mi sanırsın? Asla! O zamanda okyanusta yeni rotalara yelken açar, yıldızları takip etmeye devam ederin. Yeter ki mutlu olduğun yolda ol ve devam et. Bir de yolda hangi yürekle yolcu olduğuna.
28.03.2025
Yorumlar
Yorum Gönder