iÇTEN GELENLER- Mutluluğun Sessiz Tanımı
Mutluluğun tanımı nedir, diye sorsak kime ne cevap alırız? Birçoğu “sağlık” der; konuşabilmenin, koklayabilmenin, doya doya yemek yemenin ya da bir yudum su içebilmenin kıymetini hatırlatır. Doğrudur da.
Peki kaçımız “huzur” kelimesinin içindeki gerçek ağırlığı bilerek nefes almaya
devam ediyor?
Ne acıdır ki
çoğu insana mutluluğu sorduğumda, bir evle, bir arabayla ya da bankada biriken
rakamlarla tarif eder. Oysa maddi dünyanın tüm bu parıltılı zırvalıklarında
yoktur mutluluğun gerçek karşılığı. Çünkü mutluluk, beton duvarlarda değil;
insanın kalbinde, zihninde ve ruhunda filizlenen sessiz bir hâl durumudur.
Aslında
insan kalbinin derinliklerinde aradığı en temel duygu, sevgidir. Sevgi;
mutluluğun en eski, en sessiz ve en güçlü mimarisidir. Ne tuhaftır ki, bunca
sevgiye aç ruh bu çağrıyı duyar fakat çoğu zaman duymazlıktan gelir.
Oysa
mutluluk çoğu zaman büyük olaylarda değil, “basit an”ların içinde saklıdır.
Uçsuz bucaksız bir maviliğe dalıp gitmekte… Hafifçe yanağa değen bir yağmur
damlasının ürperten serinliğinde… Radyoda aniden karşımıza çıkan bir şarkıda ya
da uzaktan gelen bir martı sesinde… Hayat mutluluğu bize sessizce gösterir;
yeter ki durup bakmayı bilelim.
Bugün,
ailemle paylaştığım her anın şükrünü yüreğimin en derin yerinde hissediyorum.
Dualarımızın ve sevdiklerimizin duasının birleştiği yuvamızda, eksik puzzle
parçalarının teker teker yerine oturduğuna tanıklık ediyorum. Huzurun içinde
yaşamak, insanın yüreğine nasıl da tamlık hissi veriyor…
Bazen kendime
soruyorum: “Bunca koşuşturma, bunca sınavdan sonra bu mutluluk gerçekten
gerçek mi?”
Sonra gülümsüyorum. Çünkü inanıyorum; bugün hissettiğim huzur, yaşanmış tüm
zorlukların ardından bize verilen bir mükâfat. Hayatta hiçbir şey rastlantı
değil. Evren, biz fark etmesek bile kendi kusursuz düzeniyle bizim için yolları
örmeye devam ediyor.
Kimin
hayatında yoktur ki o “tesadüf” sandığımız mucizevi kesişmeler? Yıllar sonra
nasıl tanıştıklarını anlatan çiftlerin gözlerinde hâlâ o ilk heyecanın ışığını
görmek beni derinden etkiliyor. Seslerindeki neşeyi, anıların tazeliğini
duymak, her hikâyenin aslında ne kadar benzersiz olduğunu hatırlatıyor.
Belki de
mutluluk, en çok burada gizlidir:
İnsanın hayatına değen sevgide, şükürde, anda kalabilmekte…
Ve en önemlisi, her ruhun kendi hikâyesinde taşıdığı o küçük ama güçlü
mucizelerde.
Sevdiklerimizle güzel bir gün daha…
Bazen yan
yana olamasak da.
Yorumlar
Yorum Gönder