Kayıtlar

Resim yorum

  Sen, o su birikintisi değil aslında ondan yansıyansın. Sen gökyüzün:) 

şiir-nefes

Denizkızı misali bekliyorum seni bu limanda.  Güneşten pullarım dökülmüyor değil arada. Bense saçlarımı tarıyorum tüm umursamazlığımla.  Bakıyorum ufka sonra; Çekiyorum bir nefes gibi maviyi yalnızlığıma. 

içten gelenler- Sayfa 75' e

 Aslında zaman yolculuğu kainatın doğuşundan beridir var. Bir zaman kapsülünün içinde yaşıyor olamaz mıyız sizce de ? Onca milyarca geçmiş bilinen zaman, enerjisini hiç kesintiye uğratmadan, bir zaman kapsülü gibi geliyor bana çoğu zaman. Zamanın kendisi aslında evrende yolculuk yapan. Bizlerse hep daha bir bilinmezde, daha bir sonsuzlukta arıyoruz zaman yolculuğunu. Sen, senden önce gelen ve senden sonra da gelmeye devam edecek ruhlar bu zaman kapsülünün içinde beden giyinmiş insan canlılarız. En büyük alimler bile demez mi? -'' aSIL eVREN sENİN içİNDE!'  Bu zaman kapsülünün artık doru bir işleyişle çalışması lazım. Bu da ne yazıkki, kötü ruhların yok olması gerek. Bunu da ancak güzel ruhlar yapabilir.  ''Güzel sevmek, güzel görmek, güzel bakmak gerekir karşı ruha'.' Gönül gözümüz hep açık olsun dostlar.  - bu yazımı yazdıktan sonra okuduğum satır - sayfa 75( Tanrılar Okulu) 

iÇTEN gELENLER- dEK.

Resim
gÜNEŞ eVRENİN kALBİDİR! gÜNEŞ ıŞIKTIR. ıŞIK sEVGİNİN eNERJİSİDİR! sEVGİYSE sONSUZLUK. Evreni sevgisiyle saran Güneş, bu gezegeni ve içinde yaşayan canlıları usanmak bilmeden, ışığıyla aydınlatıp sararken; gece-gündüz, hatta asırlardır  ışığının, biz canlı ruhlara sevgi verdiğini farkedemeyen neslin bilmem kaçıncısıyızdır? Yaşamın devam ettiği ve kendini beş kere yok ettiğini bildiğimiz şu güzelim tablo gezegen bir kere daha ve bir kere daha yok olmaya mahkümdür. Taki ruhlarınızdaki karanlığın aslında o sonsuz sandığınız evrenki karanlığın ta kendisi olduğunu anlayıp ta aslında sevgisinin sonsuz olduğunu bütün ruhlar anlayana dek.  '' kARANLIKTA dURUYORSAN, ıŞIĞI nASIL gÖRMEYİ dÜŞLEYEBİLİRSİN? dÜŞLEMEK Mİ iSTİYORSUN? öYLEYSE yÖNÜNÜ dEĞİŞTİRMELİSİN. ''    Bilim insanlarına göre, dünyada günümüze kadar  beş  kitlesel yok oluş olayı meydana geldi: Ordovisyen Yok Oluşu (450 milyon yıl önce), Devoniyen Yok Oluşu (380 milyon yıl önce), Permiyen Yok Oluşu (250 mily...

iÇTEN gELENLER- İçimdeki Evren’e

 Tükenmez kalemin de elbet bir gün tükendiği gibi tükenmiş olurmuş bazen insan .  Sanki bir daha yazmayacakmış gibihissederin de sallarsın da boş bir kağıda mürekkebi gelsin diye karalarsın umutla. Sıyrık çizgilerden kurtulup akışında yazmaya başlarsın sonra. İşte böyledir hayatta bize sunulan. Tıpkı bitti dediğimiz an’da aslında tam aksine, hep ileri aktığının farkına varıyoruz yaşantılarımızın. Ve de bitti sandığımız sonlarla birlikte devam ediyoruz aslında yeniden doğmak için yaşamaya. Tıpkı ana rahminden bebek insan oğlunun doğması gibi. Aslında tükenmez kalemin çizikleri gibi bu yaşadığımız evren. Tam bitti derken devam edip milyar yıllar geçiyor bu evrende belkide.  İçimdeki Evren’e !