Kayıtlar

gÜZEL kIZIM'a - Muhateşem Güzelime...

 Kızım için neler yapabilim? Onun o gülümseyen kalbini nasıl daha güldürebilrim? ya da oğlum için!  Diyen ebeveynlerimiz çoğunluktadır eminim ki. Daha ilk rahme düştüğünde başlar annelik, kucağa almakla da başlar baba olmak. Kalbiyle kucakladıktan sonra ne güzel değil mi sevginin o mucize hissini yaşamak.  Ben, cansuyum' u doğurduğumda onun babasıyla ayrı ayrı yaşadık o hissi. Tamam değildik ikimiz. Aslında çok tezat; o hazırdı, bense hazır değildim. Hiç hazır olamadığım bu hisse sarıldığımda, indiğimde onun gülen gözlerinin derinliğine, tekrar büyüdüm onunla birlikte.  ''Canım kızım. Bugün seninle bir kına organizasyonuna katıldı. Sevdiklerimizin değer verdikleri ve önemsedikleri tanıdıklarının bu özel gününde birlikte oynadık. Ve sen güzel kızım. Kendin ve sen. dünya muhteşem güzeldin. ''   Bir damla gözyaşına Dünya'yı yıkarım'laarımız olan çocuklarımız daha fazla hüzün gözyaşı çekmesin diliyorum ki. Bu hissi yaşamakta zorlanan ebeveyn dostlarıma şiddetle ...

iÇTEN gELENLER -fARKINDALIK-

Hayat, yapmak istediklerimiz ve yapmak zorunda olduklarımız arasında geçip gidiyorken, tüm yaşananlarda herkesin öyle ya da böyle kendi kararı var. Yapmak zorunda olduklarımızı yaparken aslında en zevk aldıklarımızın yapıyor oluşunun ne yazık ki farkına varamıyoruz.  Acıktığım için yemek yiyorum belki, evet. Kabul de ediyorum. Lakin bu açlığımı zorunlu olarak giderirken bunu aslında severek de yapıyorum. Siz de öyle değil misiniz? Sofra kurmak, mutfakta sevdiklerinle birlikte yemek yapmak ve iki tatlı söz, artı bol huzurla karnını doyurmayı kim sevmez ki? Sevenlerle birlikte pazar kahvaltısı önemsenmez mi? Peki ya bayram yemekleri?  Kalabalık sofralarda şen kahkahalar eşliğinde yenmez, içilmez mi? Dünya' nın neresinde yaşarsan yaşa.   Bu örnekten mütevelliyet ki; yapmak istediklerimiz ve yapmak zorunda olduklarımız arasında geçip gidiyorken keyfini de yaşayalım ki hayat denen bu yolculuk bizler için zor olmasın. Farkına vararak bakalım.  Sevgiyle Kalalım Dostlar...

Güzel Kızım’ a - İyikim’ e

  Cansuyum’ la vakit geçirmek öyle eğlenceli, öyle keyifli ve öyle sevgi dolu ki. . Bugün ders çalışırken, bana, yazmaya başladığındaki zamandan hatıra kalan eski yazı yazı defterini gösterdi. Onunla birlikte geçirdiğimiz onca güzel ve çok özel anılarımızın olmasına gerçekten çok seviyorum. Daha nicelerini de yaşamak nasip olsun. Kalbi saf fırlanta gibi güzel ve naif kızım benim. Seninle çok gurur duyuyorum. Ve biliyorum ki istediğin her şeyi başarabilecek bir kadın olacaksın. Bir insan olacaksın. Asla kalbinin sesini de dinlemeyi ihmal etme derim sana. Hiç bir zaman saf olma ama kalbin hep saf pırlanta kalsın. En güzel iyikimsin. Seni Dünya Muhteşem Seviyorum  💜 Sevgiyle Kalalım Dostlar...

iÇTEN gELENLER -SEVGİ VE IŞIKLA

     Bugün 'iyi ki benim ailem' dediğim canım ailem için, gerek evlat İlkay olduğumdan, gerek İlkay ablalık vasfımdan, gerek kardeş İlkay vasfımdan ama, az ama çok avucumdan çıkan tüm sevgiyle yaptığımı biliyorum.        Neden mi? Çünkü bunu bilmemi bana ailem sağlıyor.         Hayatta herkesin kendine olduğu gibi sevdiklerine de olan yapmaları gerekenler görevlendirilmeye geliyor. Hani derler ya " sen değiştin" aslında insanların yaşadıkları olgunlaşmalar değişikliğe dönüşüyor. Karşındaykiyse eğer seninle bu düşüncede değilse, bunun idrakını sağlayamıyor. Çünkü artık "sürekliliği olmayacağını     "anladığında titreşmeler başlıyor.         Gözlemliyorum şöyle bir kendimce etrafımda ve Dünya'da olup biteni. Hani derler ya é"herkes Dünya'dan bii haber!" . Aynı öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz. Herkes birbirini sevdiğini söylüyor ama herkes hep önce ben derdinde. Bazen sonra ben de demeli....

iÇTEN gELENLER Fidan

 Ağaçlar daha sağlam olsun, daha sıkı toprağa tutunsun diye güçlenmelidirler. Bu güç süreci sancılıdır elbet. Amma velakin köklerine sarılmasını sağlar. Tohumdur aslında 'o' . Önce sadece bir avuç kadardır halbuki ve o avuç sayesinde toprağa dikilir,  Sonra eken o avucun görevi biter, toprağın görevi başlar. Tohumsa alabilmesi gereken nemini ondan alır ve şişmeye başlar. Böylelikle o fidan büyümeye başlar. Tohum büyür fidan olur, fidan büyür ağaç olur.  İşte tıpkı o yeşeren ve büyüyen bu fidan gibiyiz aslında bu gezegen boşluğunda. Herkes cehennemi arıyor orda burda. Halbuki hepimiz içindeyiz. Fark edenler ne ala...  En nihayetinde zaman içinden gelmiş ve geçiyor biri olarak Tanrı'm ve mucizelerim teşekkürler sana :)  Güzel gönüllerde filizlenip ağaçlanacağınız gönüllerle olsun hep gönlümüz :)  Sevgiyle Kalalım Dostlar...